ANZER'E DOĞRU (2)
.
ya tırman, dön; tırman dön... Döne döne çıkıyoruz... Uçurumlar, gaş gambalar, dik midik kayalıklar... Bizim bildiğimiz Kümbetlerden, Ağaçbaşılardan, Garaşıhlardan, Topucaklardan, Sis'imizden yüksek mi yüksek, sert mi sert buralar... Döne döne yükseliyoruz...Ta yukarılarda bir binek aracı. Adam garaltuları, goyun lekeleri... Yaklaşıyoruz... Tırmanıyoruz... Göle geldik, Anzer Gölü'ne... Fotoğraflıyoruz gölü de uçurumlu, sert mi bert tepeleri, kayabaşlarını... Gölü arkamıza alarak fotoğrafa giriyoruz... Yol çok yordu bizi... Kimi yerlerde soluğumuzu tuttuk. En çok yorulan da Mustafa, Aracı o kullanıyor... Özenli mi özenli... Bizim Sis 2200... Kimbilir buralar kaç?... Anzer Gölü iyi geldi... Yorgunluğu giderdik güzel yurdumun güzel doğasında... Artık en tepeye çıkıyoruz. Oradan aşağı ineceğiz... Uzaktan kolay gelsin diyoruz goyun gırkanlara... Buralarda kimbilir kaç yıldır ne türküler söylenmiştir... Kimbilir kayalara doğru şöyle de denmiş midir?Mendilin alı mısınYaşmağın dalı mısınSen daddudan dadduksunAnzer'in balı mısınDağların öte yakasından inişe geçtik... Yol toprak, küçük taşlar.. Dar... Mustafa inişte de çıkıştaki gibi, özenli mi özenli... Çıkışı güçtü ama inişi de güç be...Tepeler yukarılarda kaldı. Alçaldık ça tek tük fidelere, ağaçlara kayıyor gözümüz... Taa karşıda küçük tarla, yeşillik, bir iki ev... Çevrede ağaçlar... Söğüt mü kavak mı?... Evler kayalıkların aralarına gizlenmiş gibi.Oh be... Düze, dereye indik, evler, yerleşimler... Dümdüz yol. Sonrası Baksı köyün çıkıyoruz... Ulusaldan evrensele sanatçı Hüsamettin KOÇAN'ın adını yeryüzüne duyurmuş yapıtıyla buluşuyoruz...Önce çevreyi, müzenin, sanat yapıtının parçası olan çevreyi geziyoruz arkadaşlarla. Ahmet Torun canlı yayınla arkadaşlarına anlatıyor Baksı'yı... Mustafa Şahin ayrıntıları kaçırmadan boyuna fotoğraf çekiyor... Biz de Fahri'yle kıyıdan köşeden giriyoruz fotoğraflara...Bir konuşmasında Hüsamettin Koçan bu yapıt canlı, devingen, bitmemiş bir yapıtBen ölünce biter, benzeri tümceler kurmuştu yanılmıyorsam. Hüsamettin Koçan'ı soruyorum. Bir saat önce bahçelerdeymiş... Şimdi uyuyormuş yukarıda... Tanışmak isterdik...Baksı'nın tam karşısı Kaç karlar... Anzer Tepeleri, adını bilmediğimiz nice tepeler... Geldiğimiz yolu seçmeye çalışıyoruz... Bir araç gördük. Orası olmalı.. Belki de buraya geliyor. Bizim geldiğimiz yoldan, derelere inecek, Çoruhtan bu yana geçecek, Baksı'ya yükselecek... Dört beş kentin karşıki dağlarda kesiştiği yerlerin karşısındaki Baksı'ya.Dönüş yolundayız. Dağ mağ yolu yok artık. İspir yolundan İkizdereye döneceğiz.Görmeyeli yollar ikili yol olmuş. Tünele bağlanan yollar. Ovit Tüneli. İlk kez geçiyoruz... Uzun mu uzun. Yeryüzünün en uzun tünellerinden. 15 kilometreye yakın... bunu bile insan gelişiminin, uygulayımın sanat yapıtı saymalı... Bayburt toprakları çoktan gerilerde kaldı. Belki de şimdi TRT TÜRKÜ'de birBayburt türküsü çalınıyor: Recep Kırıcı'dan alınmış. Cahit Öztelli'nin EVLERİNİNÖNÜNDEN:Geydim çarıklarımıGel bağla bağlarınıTerk ettim gidiyorumBayburt'un dağlarını Ağam taninani nay nam Paşam taninani nay nam Güzel taninani nay nam Yosmam taninani nay nam Avluya koydum destiGelen yan vurup geçtiEmmioğlu muhannetBenim de vaktim geçti-Kavuştak-