Esnaf, İşyerini mi Kapatsın!
.
Her şey bir bütündür ve sürekli etkileşim içindedir. Bu etkileşim iyi ile kötü; tez ile antitez; büyük ile küçük; eski ile yeni arasında yaşanır, gider. Bağımsız değişken, bağımlı değişkenleri yoldan çıkarır! Bazen, önceden bilebilmek de mümkün değildir. Geniş açıyla bakılmadığında önünüze çıkan ilk engelin, temel neden olduğunu düşünebilirsiniz. Hâlbuki altında başka nedenler yatıyor olabilir. Değişkenlerin çözümlemesi doğru olmadığında bağımsız değişken ile bağımlı değişken alt-üst olabilir. Bu köşede kaleme aldığım önceki yazıda, yoksulluğun gıda kalitesine olumsuz etkisinden söz etmiştim. İnsanların çoğunluğunun asgari ücret düzeyine mahkûm olmasının tüketim alışkanlıklarını ucuz ve kalitesiz ürünlere yönelttiğini dile getirmiştim. Bu yönelişin esnaflar üzerinde de aynı yönde etki yaptığını aktarmıştım. Tüketici ve esnaf zincirinin bir kısır döngü içinde yuvarlandığını belirterek önerilerde bulunmuştum.*** Son hafta içinde 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun ücret ve fiyat tarifelerine ilişkin 62. Maddesinin değişikliği tasarısının/teklifinin TBMM'ne geldiğini öğrendik. Tasarıya göre esnaf ve sanatkârların sattığı mal veya verdiği hizmetler için kullanılan fiyat tarifesi artış oranın belirlenmesine ilişkin esasın değişeceği anlaşılmaktadır. Tarifelerdeki artışın, oluşan enflasyon oranına göre değil, olası enflasyon oranına göre belirleneceğine ilişkin bir düzenleme yapılacakmış. Hemen söyleyelim, fiyat artışlarının temel nedeni esnafın ücret ve hizmet tarifesi değildir. Her şey bir bütündür. Kira, enerji, iletişim gibi giderlerin yanında satın aldığı ürün fiyatlarındaki, girdilerdeki artış oranları, esnafın sunduğu mal ve hizmetin fiyatının atmasına neden olmaktadır. Un fiyatını, tahmini enflasyon oranında artırmayı başaramadığınız sürece ekmek, simit fiyatlarının, enflasyon oranında artışına nasıl engel olunabilir. Kamuoyunda, enflasyon oranının doğru açıklanmadığı kanısının yaygın olduğu bir yerde yetkili kurum tarafından açıklanan enflasyonu da bırakarak olası enflasyon oranına göre fiyat belirlenebilmesi veya belirlenenin uygulanabilmesi mümkün değildir. Akaryakıt, elektrik, doğalgaz gibi enerji kaynaklarının fiyatları enflasyon oranının birkaç katı artarken, ürünlere nasıl olası enflasyon oranı uygulanabilecektir. İletişim ücretlerine sınır konulamadığı bir yerde esnafın arz ettiği mal ve hizmete nasıl artış sınırı konulabilecektir? *** Bankaların kredi kartları komisyonunun % 4'lere ulaşabildiği bir yerde esnafın, bu komisyonu, arz ettiği mal ve hizmetin bedeline ekleyeceği ortadadır. Bu konuda birkaç kez yazmıştım. Esnafın satışa sunduğu mal ve hizmet bedelinden ortalama % 20 oranında brüt kâr yapabilmektedir. Komisyon ise satılan malın bedeli üzerinden alınmaktadır. Bankaların aldığı komisyon kâr üzerinden olmadığı için gerçek komisyon % 20 gibi olmaktadır. Deyim yerindeyse esnafın maliyetine giren kira, enerji, iletişim, mal ve ücretler için de bankalara komisyon ödemek zorundadır. Bankaların gerçekte aldığı % 20 gibi bir komisyon, esnafın belini büktüğü gibi insanları da perişan etmektedir. Hatta enflasyon oranının artışına neden olmaktadır. Bankalar, kredi kartı komisyon oranını %01 gibi düzeylere çekmelidir. Yükün bir kısmını bankalar üstlenmelidir. Olası enflasyona göre artış, enflasyonun inmesine neden olmaz. Ama bankaların kredi kartı komisyonunu sıfıra indirmelerinin sağlanması durumunda hem kayıtlı ekonominin büyüklüğünün artışını, hem de enflasyon oranının düşmesini sağlayacaktır. Esnaflar açısından bir başka komisyon oranı sorunu da, uzaktan hizmet sunan veya aracılık yapan özellikle gıda servisi yapan kuruluşların aldığı-istediği komisyonlardır. Bu tür uzaktan pazarlama şirketleri de % 4'e kadar komisyon istediği söylenmektedir. Yani, esnafın yükü iki katına çıkmaktadır. Hem kredi kartı için bankalara %4 oranında, hem de uzaktan pazarlama şirketlerine % 4 oranında komisyon ödeyerek, esnaf, kârının % 40'ndan vazgeçmektedir. Bu orandaki bir komisyona hiçbir esnaf dayanamaz. Dolayısıyla vurun abalıya! Yani, tüketicilerin sırtına vurulmaktadır.*** İşçilerin, emeklilerin, memurların alım gücü bitti! Şimdi de esnafın sermayesi bitsin mi isteniyor? Olası enflasyon oranına göre mal ve hizmetlere yapılacak zam, enflasyonun düşmesini sağlayamaz ama çok sayıda esnaf işletmesinin kapanmasına neden olabilir. İstenen, bu mudur, anlayamadım!?