KENDİNE GEL GİRESUN; ÜNİVERSİTENE SAHİP ÇIK!...
.
Giresun Üniversitesi, 17 Mart 2026 tarihinde 20.yaşını kutlayacak…Üniversitelerin gelişmişlik bakımından geçirdiği süreç değerlendirilirken; kurumsal altyapı, eğitim-öğretim kapasitesi, araştırma-geliştirme, ihtisaslaşma, uluslararası görünürlük, öğrenci ve personel dinamikleri, topluma hizmet ve bölgesel katkı türünden başlıklara bakılır…Şehrimizin üniversitesini, bu başlıklar altında, tam ve objektif bir şekilde değerlendirmeye kalktığımızda geride bıraktığı yirmi yıllık geçmiş acaba yeterli midir?Tabi ki hayır…Bir üniversitenin kurumsallaşma, markalaşma, çevreyle entegrasyon ve sağlıklı bir örgüt kültürü oluşturma süreçleri, öyle 8-10 yıl gibi sürelerde tamamlanabilecek şeyler değil…Buna rağmen Üniversitemiz; bilimsel araştırmalar, uluslararası görünürlük, öğrenci ve personel dinamikleri gibi çoğu konuda ciddi mesafeler kat etti… 1955 yılında kurulan Karadeniz Teknik Üniversitesi, Ankara ve İstanbul dışında kurulan ilk Anadolu üniversitesi olması hasebiyle, sahip olduğu onca siyasi desteğe rağmen, eğitim öğretim faaliyetlerine ancak 1963 yılında başlayabilmiştir. Şimdiki kampüse yerleşmesi 1966 yılında, tıp fakültesini bünyesine katması da 1973 yılında gerçekleşmiştir… Giresun Üniversitesi'ni “geri kalmışlık” yönünden değerlendirilebileceğimiz tek yer, kendisi ile birlikte kurulan diğer 15 üniversite içindeki fiziki konumudur!... Ya da kendisinden sonra kurulan toplam 55 üniversite arasındaki yapısal pozisyonudur…Bunlar arasında aynı bölgeyi paylaştığımız; Ordu, Rize, Artvin, Gümüşhane, Bayburt, Sinop ve Amasya üniversitelerini çoğu kişi gezip görmüştür… Hiçbirinin, Giresun'un tam tersine, artık “yerleşke” ve “hizmet binası” diye bir sorununun kalmadığına, fiziki altyapılarını büyük oranda tamamladıklarına şahit olmuştur… Sahil bandında yer alan Sinop, Ordu ve Rize ile birlikte Samsun ve Trabzon şehirlerinde yeni ve eski bütün üniversitelerin giriş kapıları, “deniz şehirlerine” yakışır bir şekilde kıyı şeridinde inşa edilmiştir…Peki, bizde niye böyle olmadı?... Biz niçin hala yerleşke ve bina eksikliklerimizi bir türlü tamamlayamadık? Sahil yolundan Güre Yerleşkesine çıkan basit bir anıtsal kapıyı dahi yapamayışımızın sebebi ne?25 yıldan bu yana, Giresun'da “üniversite” konusundaki tüm gelişmelere tanıklık eden biri olarak şunları söyleyebilirim:Maalesef biz Giresunlular, diğer şehirlerin yaptığı gibi başından itibaren üniversitemize tam anlamıyla sahip çıkamadık…Üniversitenin şehrimizin geleceği için taşıdığı potansiyeli gerektiği kadar göremedik…2006 yılında, Seka arazisinin lojmanlarıyla birlikte bir paket halinde Giresun Üniversitesi'ne devri çok kolay ve hızlı bir şekilde mümkün olabilecekken, bu konudaki kararı sadece dönemin rektörüne bıraktık!...“Kampüs” kültüründe yetişmeyen bu rektör, üniversiteyi tek bir yerleşkede toplamak yerine, “karakol” kurar gibi hareket ederek, ilçe merkezlerine çok sayıda okul taşıdı… Kimse bunun çok yanlış bir karar olduğunu göremedi… Yerel yöneticiler, ilçelerine gelecek 100-200 öğrencinin ekonomilerini büyüteceğini zannetti… Bu iştahla kurucu rektörün kararını sonuna kadar desteklediler…Hatta, bu şehrin önünü kimlerin kestiğinin daha iyi bilinmesi için bir anekdot anlatayım…2002 yılında Uğur Karaibrahimoğlu ve rahmetli valimiz Ali Haydar Öner öncülüğünde şehrimize üniversite kazandıralım diye mitingler yapılmış ve konuya destek olsun diye de bir vakıf kurulmuştu… Memurundan işçisine, yaşlısından gencine varıncaya kadar birçok hemşerimiz; dişinden ve tırnağından artırdığı üç-beş kuruşu o vakfa bağışlamıştı… Vali Öner, silah ruhsat dosyalarından, araç tescil işlemlerinden topladığı bağışları da vakıf gelirlerine aktarmıştı…2006 yılında kuruluş yasası çıkar çıkmaz, bu Vakıf derhal arazi kamulaştırma çalışmalarına başladı.Rektör Vekili Mehmet Tüfekçi Hocamızın Güre yerleşkesinde daha ilk kamulaştırma hamlesinde şöyle bir şey oldu…Hocanın, “300 bin TL'ye mal sahibiyle anlaştık, ilk arazimizi aldık” şeklinde basın açıklaması yapmasının ardından; bazı avukatlar mal sahibine “araziyi çok ucuza vermişsin” diyerek pazarlığı bozdurttular!...Neticede üniversite o araziye 600 bin liranın üzerinde bir para vermek zorunda bırakıldı!...Avukat efendiler, maalesef arazi satışından alacakları komisyonu her şeyin üzerinde gördüler…Bu vahim olay karşısında şehirdeki ağaların, paşaların hiçbirinin sesi çıkmadı o gün!... Aynen bugün olduğu gibi…Duruma olan tepkisini, “Giresunlulara yakışmadı” diye veren Tüfekçi hocamıza veryansın etti hepsi!...Sonraki günlerde, Vakfın gelirlerinin çoğu lojman kirası, temsil giderleri gibi gereksiz işlere harcandı!...Merkezi bir kampüs için yatırım projeleri üretilmediğinden, Devletin gönderdiği tüm yatırım ödenekleri hiç kullanılmadan Ankara'ya geri gönderildi… Ve bu, büyük bir başarıymış gibi de sunuldu!...İktidarda çok güçlü ve icraatçı bir parti olmasına rağmen, diğer illerin yatırım üzerine yatırım aldığı o yıllarda biz sadece yerimizde saydık!...Üniversitemize yıllarca asaleten bir rektör atamayı bile beceremedik!...Üniversiteden alacağımız ihalelere, üniversiteye yerleştireceğimiz yakınlarımıza odaklandık!...Şimdi ilçelerin hali ortada…Okul var ama “yurt” yok!... Okul var ama “sosyal imkan” yok!...Piraziz'deki hemşirelik öğrencileri her gün 70 km. yol tepip, Aksu Eğitim Araştırma Hastanesine gidiş geliş yapıyorlar… Dereli'deki okulu 2022'de sel aldı… Başka bina olmadığı için Keşap'a taşındılar… O günden bu yana onları da Keşap'ta unuttuk!... Bulancak'taki okul binası çökme riski taşıyor… Orada iki okul var ama sağlam tek bir bina yok! Tıp Fakültesi'nin öğrencileri Fen Edebiyat binasında eğitim görüyor… Diş Hekimliği Fakültesi'nin öğrencileri İktisat Fakültesi'ne gidiyor!An itibariyle tam (13) akademik birimin hizmet binası eksik!Sorun yaratan Rektörlere destek var, ama sorun çözmek isteyen Rektöre ise destek yok!..Fiskobirlik arazisini Yılmaz Hoca bahçesine mi katacak? Neden Üniversitenin önünü keserek bir şehrin geleceği ile oynuyorsunuz?Kamu imkanları üzerinden birkaç kişinin zengin olmasıyla mı Giresun kalkınacak veya büyüyecek?Güre'deki Fiskobirlik arazisinin Üniversite'ye devri hepimizin geleceğini çok yakından ilgilendiriyor…Sessiz ve tepkisiz kalanlar ileride bunun hesabını kendi torunlarına verecekler… Diğer şehirler gelişip büyürken bizim büyüklerimiz ne yapmış diye bir gün soracaklar… Onlar arkanızdan rahmet mi okusun yoksa küfür mü etsin?… Karar sizin!...Sahip çıkmak için ne yapabiliriz diye soranlara cevabımız şu:Üniversite yönetimi, söz konusu arazinin imara açılmaması, üniversitenin gelişimi için ayrılması noktasında dava açtı…Gelin bu davaya müdahil olun… İster bireysel olarak, ister STK temsilciliği olarak Giresun İdare Mahkemesine müdahillik dilekçesi verin…Yarın tarih Giresunluları bu konuda yargılamaya başladığında, çocuklarınızın gözüne bakacak yüzünüz olsun!