SU DEĞİL ZEHİR AKIYOR
.
İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği Harşit Vadisi'nde vahşi madenciliğe bağlı olarak yaşanan çevre felaketiyle ilgili bir basın açıklaması yayınladı. “Harşit Çayı su değil zehir akıyor” denilen açıklamada; HES göletinin ağır maden atıklarıyla dolduğu ve temizlik bahanesiyle baraj kapakları açılarak ağır metal yüklü çamurun Harşit Çayı'na akıtıldığı ifade edildi. Harşit Vadisi'nde yaşanan tahribatı gerek dernek olarak gerekse bileşeni oldukları Harşit Vadisi Platformu olarak defalarca dile getirdiklerini, raporlar hazırladıklarını, paneller ve toplantılar yaptıklarını, Ankara'da anlattıklarını dile getiren basın açıklamasında; “İktidarın yıllardır süren sessizliği, kamu kurumlarının denetimsizliği ve duyarsızlığı bu felaketi kaçınılmaz hale getirmiştir” denildi. Çatalağaç'taki maden çalışmalarında dere yatağına yıllardır atık döküldüğünün, HES göletinin ağır maden atıklarıyla dolduğunun bilindiği ifade edilen açıklamada; “Bu dereyi zehrin içine boğacak kadar büyük bir işlem yapılırken devlet nerdeydi? Kim denetledi, kim izin verdi, kim görmezden geldi?” sorusu soruldu.“ Giresun'un dört bir yanında faaliyet gösteren maden şirketlerinin siyasi güçle yakın ilişkileri haklı bir endişe yaratmaktadır. Siyasete yakın sermayenin dokunulmazlığı doğaya ve halka bedeller ödetiyor. Bu ülkede bazı şirketlerin siyasetin gölgesini arkasına aldığında, hesap veren değil; hesap sorulan halk oluyor” denilen açıklamada; Bu düzenin halktan değil sermayeden yana işlediğine vurgu yapılıyor. Kimseye suç isnat etmediklerini belirten İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği; Yıllardır madenciliğin çevreye zarar verilmeden yapılmasını istediklerini, madene değil vahşi madenciliğe karşı olduklarının altını çizerek “Dere yataklarına atık dökmeyin, bağımsız denetim yapın ve Giresun'un toprağını suyunu koruyun” dediklerini adeta haykırar bir defa daha dile getiriyor.İktidarın önceliğinin hiçbir zaman halkın yaşam hakkı olmadığını, önceliklerin hep şirketlerin çıkarları olduğunu kaydeden Dernek; çağrılarını tekrarlayarak şu taleplerini ortaya koydu: “Harşit Çayı'na karışan ağır metal akışı derhal durdurulsun. Göletdeki sözde temizlik çalışmaları bilimsel esaslara göre yeniden düzenlensin. Tüm maden faaliyetleri bağımsız, tarafsız ve şeffaf denetime açılsın. Halkın sağlığını tehdit eden tüm uygulamalar sonlandırılsın ve acil eylem planı hazırlansın. Kamu gücü şirketin değil, halkın ve doğanın yanında konumlandırılsın.”Son günlerde sessiz kaldıkları yönünde eleştirilere maruz kalan İstanbul Giresunlular Çevre Kültür ve Dayanışma Derneği basın açıklamasını bu eleştirilere cevap vererek bitiriyor. “Susmadık, susmayacağız” denilerek başlanılan bu bölümde şu değerlendirmeler yapılıyor: “Mücadeleden vazgeçmedik. Bazen sahada, bazen masada bazen Ankara'da bakanlık kapılarında olduk. Dün nasıl savunduysak bugün de savunuyoruz, yarın da savunacağız. Biz memleketin suyunu, toprağını, ağacını, kuşunu, derelerini, emeğini savunuyoruz. Bu mücadeleyi siyasetin veya sermayenin gölgesine asla terketmeyeceğiz.”Harşit Çayı'nın ağır maden atıklarıyla kirlendiği ve balık ölümlerinin yaşandığı haberleri yerel gazetelerde ve sosyal medyada uzun zamandır yer alıyor. Buna rağmen bir önlem alınmamış olmalı ki bu basın açıklamasıyla bir kere daha olayın aciliyetine ve vahametine dikkat çekiliyor. Maden ve maden işletmeciliğine karşı değiliz ancak; doğamızı, toprağımızı ve suyumuzu tahrip eden vahşi madenciliğe tüm gücümüzle karşıyız. İşletmelerin maliyeti düşürerek daha çok para kazanma hırsıyla bilimsellikten uzak ve denetimsiz işletmecilik yaptıkları şikâyetlerinin ardı arkası kesilmiyor.Biz buna karşıyız!Gün gelirde nefes alamazsak, gün gelir de bir bardak temiz su içemezsek hiçbir maden kaybettiklerimizi ve özellikle de sağlığımızı geri getirmeyecektir.