Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyeleri Dr. Emine Erdoğan ve Dr. Nezihe Başak Ergin tarafından hazırlanan “Giresun’un Emek Coğrafyasında ‘Fındığın Mekânlarını’ Görmek” başlıklı araştırma, Giresun’un “Fındığın Başkenti” olarak taşıdığı önemi detaylarıyla ortaya koyuyor. Çalışma, TÜBİTAK’ın 3501 Kariyer Geliştirme Projesi kapsamında gerçekleştirildi ve fındık üretim sürecindeki emek, mekân ve toplumsal dönüşüm ilişkisini inceledi.
FINDIK, GİRESUN’UN KİMLİĞİ
Araştırmaya göre, Giresun’un dünya çapında kaliteli fındık üretmesi, kentin bu alandaki ünvanını güçlendiriyor. Fındık, Giresun halkının yaşamında yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir unsur olarak da öne çıkıyor. Düğünler, türküler ve günlük yaşam pratikleri, fındığın etkisini yansıtıyor. Kentteki fındık üretiminin büyük bölümü küçük üreticiler tarafından yapılırken, bahçelerin eğimli yapısı ve kurutma alanı eksikliği gibi zorluklar, üreticilerin sahil kaldırımlarını ve sokakları kurutma ve işleme alanı olarak kullanmalarına yol açıyor.KENTSEL MEKÂNLAR DÖNÜŞÜYOR
Giresun’un yağışlı ve nemli iklimi, fındık kurutma işlemini uzatıyor. Bu durum, üreticilerin çadırlar kurarak uzun süre fındıklarını beklemelerine neden oluyor. Araştırmaya göre, üretim sürecinde işçiler, sahil yollarını yalnızca kurutma ve işleme değil, aynı zamanda satış alanı olarak da kullanıyor. Bu geçici mekânlar, işçilerin yaşam ve çalışma alanlarını yeniden şekillendiriyor.EMEK VE MEKÂN İLİŞKİSİ
Araştırmada, emek mekânlarının yalnızca üretim için kullanılan yerler olmadığı, aynı zamanda işçilerin barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşıladığı geçici alanlar olduğu vurgulanıyor. Giresun’daki fındık üretim süreci, işçilerin kent mekânına nasıl katkı sunduğunu ve bu mekânı nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor. Kentin emekle yaşayan, dönüşen bir yapıya sahip olduğu ifade ediliyor.YEREL YÖNETİMLERE ÇAĞRI
Araştırmacılar, yerel yönetimlerin mevsimlik tarım işçileri ve küçük üreticilerin ihtiyaçlarına göre kentsel düzenlemeler yapması gerektiğini belirtiyor. Barınma, sağlık ve eğitim gibi hizmetlerin sağlanması gerektiğine dikkat çekiliyor. Giresun örneği, emeğin yalnızca ekonomik bir unsur olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve mekânsal dönüşümün aktif bir gücü olduğunu kanıtlıyor.Bu bakış açısıyla Giresun, fındığın başkenti olmanın ötesinde, emekle şekillenen ve dönüşen bir şehir olarak öne çıkıyor.Haber Merkezi