Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), emek, demokrasi, özgürlük, barış ve eşitlik mücadelesinde 28. yılına girdi. KESK, hak verilmez, mücadele ile alınır ilkesinden ödün vermeden geçmişten bugüne uzanan onurlu bir tarih yazdı.
KESK'in tarihi, kökleri yüzlerce yıllık emek birikimine dayanan, Encümen-i Muallim’den TÖS’e, TÜM BEL SEN’den BES’e kadar uzanan geniş bir yelpazede şekillenmiş bir mücadele tarihine sahiptir. Kuruluşundan itibaren demokratik, laik, bilimsel ve anadilinde eğitim mücadelesinden sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin hakları için verdiği mücadeleye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren KESK, emekçilerin sesi olmaya devam ediyor.
KESK’in 28. yılı, 12 Eylül karanlığını dağıtanların, Ankara Kızılay Meydanı'nda binlerce emekçiyi bir araya getiren direnişin, kamu emekçilerine sendikal örgütlenmeyi kazandıran mücadelenin bir yıldönümüdür. KESK, “Hak verilmez, mücadele ile alınır” ilkesini benimseyerek, sendikal mücadelesini sürdürüyor.
KESK, birçok sektörde faaliyet gösteren 11 farklı kol ile Türkiye’nin dört bir yanına yayılmış durumda. Eğitimden sağlığa, yerel yönetimlerden enerjiye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren KESK’in kolları, emek mücadelesini her alanda sürdürüyor.
KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel Sen Şube Başkanı Hakan Sarıyıldız, 28. yıl dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Hak verilmez, mücadele ile alınır” ilkesinden taviz vermeden, emek, demokrasi ve barış mücadelesini yükseltme kararlılıklarını vurguladı. Sarıyıldız, KESK’in sadece bir sendika çatısı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin dört bir yanındaki emekçilerin sesi olduğunu belirtti.
KESK’in 28. yılında, geçmişteki mücadele arkadaşlarını saygıyla anan Sarıyıldız, KESK’in gelecekte de emek mücadelesinin öncüsü olmaya devam edeceğini ifade etti.
Abdullah Akçay











