CHP'de oldukça çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. CHP'li 10 milletvekili, CHP Genel Başkanına âdeta muhtıra gibi bir mektup verdiler. Bu mektupla, sayın Özgür Özel tarafından, “hepsi yalan, hepsi iftira” denilerek yok sayılan, CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarının, CHP Genel Merkezi'nin kuracağı bir komisyonla araştırılmasını talep ettiler. Bu yolsuzluk iddialarının kamuoyunda, CHP'yi zor durumda bıraktığını belirttiler. Bu mektubun tartışmaları sürerken, bu defa da, eski CHP Genel Başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 22 Kasım tarihli videosu gündeme oturdu. Bugüne kadar, CHP'li belediyeler hakkındaki yolsuzluk iddiaları konusunda yazmamayı tercih ettik. Hele bir iddianame ortaya çıksın, suçlamalar iyice ete kemiğe bürünsün diye bekledik. Nitekim, özellikle İBB hakkındaki 3900 sahifelik iddianame ortaya çıkıp, televizyonlarda tartışılmaya başlayınca, bu iddiaların öyle, “hepsi yalan, hepsi iftira” diye geçiştirilecek türden iddialar olmadığı da meydana çıktı. CHP'deki, partiyi sessizce ele geçirme hesaplarına ilk dikkat çeken isim eski İstanbul İl Başkanı sayın Canan Kaftancıoğlu idi. Parti yönetimini kast ederek, “Müteahhit kafalı aktörler” tespitini yapması anlamlıydı. Bu tespitin hedefi, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu idi. Nitekim, İstanbul İl Başkanlığı seçimlerinde, iddialı bir isim olan Cemal Canpolat, İmamoğlu'nun desteklediği Özgür Çelik'e karşı seçimleri kaybetti ve böylece Ekrem İmamoğlu, CHP kurultayında, 192 oyluk büyük bir desteğe sahip oldu. Ne var ki, İstanbul İl Başkanlığı seçimleri mahkemelik oldu. Dâva devam ederken mahkeme, İstanbul il Yönetimine kayyım tâyin etti. Sağ kökenli bir müteahhit olan Ekrem İmamoğlu partide nasıl yükseldi? Ekrem İmamoğlu, önce, Beylikdüzü İlçe Başkanlığı görevine getirildi; oradan da, yeni gelişmekte olan Beylikdüzü'ne belediye başkanı oldu. Sonra, 2019 seçimlerinde İBB Başkanlığına aday gösterildi. Bu tartışmalı seçimi kazandı. Ardından, 2024 yılındaki seçimi de kazandı. Sayın İmamoğlu ile sayın Kemal Kılıçdaroğlu baba-oğul gibiydiler. Ne var ki, İstanbul İl Başkanlığı seçimini, İmamoğlu'nun desteklediği Özür Çelik'in kazanmasıyla, Kılıçdaroğlu için çanlar çalmaya başlamıştı. Çünkü, Ekrem İmamoğlu, partide değişim istiyordu ve İstanbul'un Kurultay delegelerinin Genel Başkanlık seçiminde büyük bir ağırlığı vardı! İmamoğlu'nun, değişim konusunda, 23 Temmuz 2023 tarihinde bir de manifesto yayımlaması dikkat çekiciydi. Partinin tarihinde, bir belediye başkanının, böyle bir manifesto yayımlamasının başka bir örneği yoktu. O tarihlerde, sayın Kılıçdaroğlu, başına gelecekleri kestirmiş olmalı ki, şu açıklamayı yapmıştı: “Ben bu partide kalıcı değilim. Genel başkanlık yükünü taşıyabileceğine inanacağım, CHP'nin ilkelerine bağlı, partiyi ileri götürebilecek ve geçmişi temiz birisi olsa yarın bırakırım.”Bu açıklamada, sayın Kılıçdaroğlu'nun, “partiyi ileri götürebilecek, geçmişi temiz birisi” ifadesini kullanması oldukça mânidardı. Kılıçdaroğlu, 2013 yılındaki kurultayda, İmamoğlu'nun desteklediği aday olan, sayın Özgür Özel'e karşı genel başkanlık yarışını kaybetti ve “Hançerlendim” açıklamasını yaptı! Bir iftar sofrasında da, şu anlamlı sözleri söyledi: “Hepimiz dürüst olduğuna kefalet koyup, seçilmesine vesile olduğumuz kişilerin, daha sonra, kocaman birer hırsız olduğunu anladığımızda, çektiğimiz acıları anlatmam mümkün değil!”Sayın Kılıçdaroğlu bu sözleriyle acaba kimi kast etmekteydi?Sayın İmamoğlu'nu destekleyen bir başka aktör de, sayın Meral Akşener'di. Hattâ Saraçhane mitinginde, otobüsün üzerine çıkarak, İmamoğlu ile birlikte kucaklaşmaları unutulacak gibi değildi. Akşener'in, İmamoğlu için, “Onun yüzünde Rabbiyesir görüyorum” sözleri de, İmamoğlu sevgisinin açık bir göstergesiydi. Sayın Akşener, Cumhurbaşkanlığına, Kılıçdaroğlu'nun değil, İmamoğlu'nun aday gösterilmesini istiyordu. Ne var ki, o da 'hançerlenmekten' kurtulamadı! Öyle bir operasyona tâbi tutuldu ki, yerel seçimlere giderken, partisinin içi boşaltıldı! Gerek, 2023 tarihli kurultayın iptali dâvâsı ve gerekse, İBB'deki suçlamalar konusunda sessiz kalan sayın Kılıçdaroğlu, nihayet, CHP'li 10 vekilin muhtırasından sonra, 22 Kasım tarihinde bir video mesaj yayımlayarak, CHP'ye tarihî sorumluluğunu ve görevlerini hatırlatarak, “hesap vermek her bir CHP'linin namus borcudur” uyarısını yaptı.Bu uyarı CHP yönetimi tarafından dikkate alınmalıdır. CHP yönetiminin temel siyasetinin, âdeta, İmamoğlu'nun suçsuzluğunu ispata endekslenmesinin, belediye seçimlerinde birinci parti konumuna yükselen partinin irtifa kaybetmesine sebep olacağını görmek için kâhin olmak gerekmiyor. Haber Merkezi
Giresun
Yayınlanma: 01 Aralık 2025 - 00:00
KILIÇDAROĞLU'NUN UYARISI!
.
Giresun
01 Aralık 2025 - 00:00
