Milliyetçi Hareket Partisi Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Meclis' te yaptığı konuşmada, hem Giresun fındığının neden kaliteli olduğunu anlattı, hem de fındık toplanırken yaşanan zorlukları dile getirdi.
Konal, konuşmasında "Antik Çağlar’dan bugüne kadar birçok kaynakta belirtildiği üzere Fındığın Başkenti Giresun’dur." vurgusu yaparak şunları kaydetti: "1400 yılında İspanya kralı üçüncü hanenin Timur ile görüşmeye gönderdiği Elçi’nin seyahatnamesinde Giresun-Trabzon bölgesinden fındık yüklü bir gemiyle İstanbul’a gittiğini tarihe not düşmesi; yine 1737 yılında Osmanlı ile Fransa arasında imzalanan ticaret anlaşmasında fındığın olması resmi ilk kaynaktır.
1700’lü yılların sonlarında Rusya, Romanya, Belçika, İsviçre, Almanya, Sırbistan ve Marsilya gibi birçok ülke ile fındık dış ticaret anlaşması bulunmaktadır.
Bu saydığım ülkelerin birçoğunun 1900’lü yıllara geldiğimizde konsoloslukları ve ticaret merkezlerinin olduğu hem Giresun şehir tarihimizde hem de tarihi binalarımızda halen görünmektedir.
1900' lü yıllarda dünyanın tek fındık üretim ve satış merkezi olan şehir Giresun’dur.
1937 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye Büyük Millet Meclisi açılış konuşmasında “Fındık başta olmak üzere stratejik ürünlerimiz için birlikler kurmalıyız ve korumalıyız” talimatıyla 1938 yılında FİSKOBİRLİK kurulmuştur. Ancak daha sonrasında ülkemizde birçok stratejik ürün korunurken, tarım arazilerinden sökülürken, fındık aksine yasak olmasına rağmen birçok şehrimizde ve bölgemizde dikim sahaları oluşturularak arttırılmış; yetmemiş Gürcistan, Yunanistan, İtalya gibi farklı ülkelere dahil Türkiye vasıtasıyla yeni sahalar oluşturulmuştur.
1900 yılında dünyanın tek fındık üreticisi olan Giresun maalesef bugün Türkiye’de üretim rekoltesi olarak 5. sıraya düşmüştür. Her şeye rağmen her nerede üretilirse üretilsin kalori, yağ ve lezzet bakımından Giresun fındığı dünyada liderliği kimseye kaptırmamıştır. Yıllardan beri olduğu gibi bu yıl da başta Avrupa olmak üzere en çok arz talep edilen ve ülkemizde ihracatta yine rekor kırarak üretimde geride olsa da ihracatta birinci olan ürün Giresun fındığı olmuştur.
Dünyanın en lezzetli ve en kaliteli fındığını üreten Giresun'dur. Peki üreticilerimiz ürettiği bu ürünün hak ettiği değeri kazanabiliyor mu? Kimse yanlış anlamasın 24 ayar altın ile 18 ayar altın satan bir sarrafın arasında fark olması normal değil mi? Zor şartlarda yüzde 70 eğimli arazilerde çiftçilik yapan Giresunlu fındık üreticisi fındık bahçesinden topladığı fındığı tüccara getirene kadar 4-5 ayrı işlemden geçirerek kalitenin artmasının en büyük rolü oluyor. Diğer bölgelerimizde bahçelerden toplanan fındık gavsağından ayrılıp kurutularak tüccara verirken;
Giresunlu fındığını önce patozda kavsağından ayırıp, sonrasında güneşte kurutma esnasında vantilatör ve hava yardımıyla içerisindeki yabancı madde toz ve yapraklardan arındırıp akabinde de tek tek fındığı elinden geçirerek çürük, koruk ve kalitesiz fındığı ayırarak tüccara iletmektedir.Bu da yetmezmiş gibi bir de tüccarımızın randıman testine tabi tutularak bu yılda yeni çıkan elek sisteminden geçirilerek alım satım yapılmaktadır.
Giresun kalite fındık ile levent kalite fındık arasındaki 2 TL’lik fark aslında bu inceleme ve işlemlerle Giresun kalite fındığın bırakın aldığı 2 TL fark parayı yüzde 3-5 zarar ederek bugün 15-20 TL kilo başı çöpe attığını anlamamız gerekiyor .
İşte bu yüzden biz dünyanın en kaliteli ürünü ürettiğimiz Giresun fındığı için farkın diğer kalite fındıkların en az yüzde 40’ı kadar artırılmasına, zor şartlarda üretim yapan Giresun, Ordu ve Trabzon fındık üreticilerine ayrıca alan bazlı destek yapılması gerektiğini sizlerin huzurunda bir kez daha talep ediyorum."Haber Merkezi





