Beyaz beyazdı bulutlar, sonsuz bir mavinin altında. Güneşliği açık küçücük penceresinden içeri dolan güneş ışığından kamaşan gözlerini ovdu yavaşça. Bilemedi bir süre nerede olduğunu, nereye gittiğini, kim olduğunu... Uzun bir yolculuğun özlemiyle doluydu nicedir. Yolda olmak düşüncesi, onu biraz olsun uzaklaştırıyordu içinde bulunduğu kafa karışıklığından, kalp sıkışmasından. Benzer duyguları kitap okurken ve yağmur altında yürürken de hissediyordu. Yolculuğu böylesine cazibeli kılan yeni yerler görmek, farklı kültürler tanımak, dilini bilmediğiniz insanlarla tanışmak değildi sadece. Yolculuk esasında insanın kendi içinde düşe kalka, güle ağlaya, bula kaybede ilerleyişin bir diğer adıydı. İnsan, çoğu zaman neyi, neden aradığını bilmeyendi. Bu yüzdendir ki bulduğunda da bulduğunun aramakta olduğunu, çokça geç anlayan bazen de hiç anlayamayandı. Kıymet, verilen emek kadar değerli, çekilen çile kadar eşsizdi. İnsanın tüm bu hengame içinde en büyük kılavuzu da- eğer hala ölmediyse- vicdanından başkası değildi! Bulutların süslediği bir gökyüzünün altında yaşıyor olmanın sayısız mükafatı olduğu gibi bir sürü bedeli de vardı. Dışarıdan bakıldığında hiç de adilmiş gibi durmayan hayatın kendince bir işleyişi, kendince bir adalet terazi vardı, insanlar itiraf edemese de! İnsan yaptıklarıyla yapamadıklarının bir toplamıydı günün sonunda yoksa yapamadıklarının yaptıklarından çıkarılmasıyla ya da hatalarının doğrularından, doğrularının yanlışlarından ayıklanmasıyla değil! Yoldu bu, insanı sahili selamete de çıkarabilirdi, bir uçurumun başına da. Durgun sulara da uğratabilirdi fırtınalı denizlere de. Güldürebilirdi de güldürdüğü kadar ağlatabilirdi de. Elbette ağlattığı kadar güldürebilirdi de. Yol, yol diyoruz da yolcuların serencamını ihmal ettiğimiz düşünülmesin. Zaten bütün yol hikayelerini böylesine kışkırtıcı, böylesine meraklandırıcı, böylesine ilginç kılan da yolcuların, yoldaki halleri değil miydi? Bir bitişten çok başlangıçtır yol. Bir kaçıştan ziyade arayış. Bir son duygusundan çok bir yeniden başlama isteği. Sorularımızı duymak istediğimiz cevaplara göre sorduğumuz müddetçe kalp ağrımızın geçmeyeceğini anladığımız gün değişimin kıvılcımları tutuşmuş demektir ve biliriz ki hiçbir yangın kendi istemedikçe ne yön değiştirir ne de küllerinden yepyeni hayatlar fışkırmasına izin verir! Söz konusu bir yol hikâyesi olunca bizi hangi durakta nelerin beklediği de birazcık talihimize birazcık da yolcunun sebatına bağlı olmaktan öteye geçemiyor. Yeni hikayelerde buluşmak dileğiyle... Haber Merkezi
Giresun
Yayınlanma: 26 Kasım 2025 - 00:00
Yolcunun Karalama Defteri
.
Giresun
26 Kasım 2025 - 00:00
